247

 

 

ÖLÜMÜ HATIRLAMAK AMA ONU TEMENNÎ ETMEMEK

]  Türkçe – Turkish – تركي [

 

 

Râşid b. Hüseyin el-Abdulkerim

 

 

 

 

 

Terceme : Muhammed Şahin

Tetkik : Ali Rıza Şahin

 

 

 

 

 

 

2011 - 1432

 

 

 

 

﴿ ذكر الموت والنهي عن تمنيه

« باللغة التركية »

 

 

راشد بن حسين العبد الكريم

 

 

 

 

 

ترجمة: محمد مسلم شاهين

مراجعة: علي رضا شاهين

 

 

 

2011 - 1432

 

 


 

عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللهِ : (( أَكْثِرُوا ذِكْرَ هَاذِمِ اللَّذَّاتِ.)) [ أخرجه الترمذي ]

Ebu Hureyre'den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, o şöyle demiştir:

"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu ki:

- Ağızların tadını kaçıran (lezzetleri yıkan) ölümü, çokça hatırlayın!"[1]  

عَنْ أَنَسٍ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللهُ : (( لَا يَتَمَنَّيَنَّ أَحَدُكُمُ الْمَوْتَ لِضُرٍّ نَزَلَ بِهِ، فَإِنْ كَانَ لَا بُدَّ مُتَمَنِّيًا فَلْيَقُلْ: اللَّهُمَّ أَحْيِنِي مَا كَانَتِ الْحَيَاةُ خَيْرًا لِي، وَتَوَفَّنِي إِذَا كَانَتِ الْوَفَاةُ خَيْرًا لِي.)) [ متفق عليه ]

Enes'ten -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre o şöyle demiştir:

"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu ki:

- Biriniz, (mâlî veya bedenî) bir zarara uğraması sebebiyle ölümü temennî etmesin.[2] Eğer mutlaka temennî etmek zorunda kalırsa, (o zaman açıkça ölümü temennî etmesin ve ölümde hayır olması şartına bağlayarak) şöyle desin:

- Allahım! Hayat (yaşam), benim hakkımda (taatin ma'siyete üstün olması ve zamanın, fitne ve belâlardan uzak olması gibi ölümden daha) hayırlı ise, beni yaşat. Eğer ölüm benim hakkımda (hayattan) daha hayırlı ise, o zaman beni vefat ettir (canımı al)!"[3]  

عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللهِ : (( لَا يَتَمَنَّى أَحَدُكُمُ الْمَوْتَ وَلَا يَدْعُ بِهِ مِنْ قَبْلِ أَنْ يَأْتِيَهُ، إِنَّهُ إِذَا مَاتَ أَحَدُكُمُ انْقَطَعَ عَمَلُهُ، وَإِنَّهُ لَا يَزِيدُ الْمُؤْمِنَ عُمْرُهُ إِلَّا خَيْرًا.)) [ أخرجه مسلم ]

 

 

Ebu Hureyre'den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre o şöyle demiştir:

"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu ki:

- Biriniz, ölümü temennî etmesin ve ölüm kendisine gelmeden önce onu talep etmesin. Çünkü biriniz öldüğü zaman ameli son bulur (amel defteri kapanır). Yaşamak ise, mü'minin hayrını arttırır."[4]  

 

KONUNUN KISA AÇIKLAMASI:

Ölümü ve ölümden sonrasını hatırlamak, nefsi ıslah etme ve onu ileride sâlih amel işleyip dünyaya meyletmemeye teşvik etme konusunda çok etkilidir. Bunun içindir ki Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ölümü çokça hatırlamaya teşvik etmiştir.

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- müslümanın, başına gelen belâlardan dolayı ölümü temennî etmesini yasaklardı. Çünkü insan, hayrın, ölümünde mi yoksa hayatında mı olduğunu bilemez. Aksine Allah Teâlâ'dan,kendisi hakkında hayırlı olanı takdir etmesini istemelidir.

 

KONUDAN ÇIKARILAN SONUÇLAR:

1. Ölümü çokça hatırlamak müstehaptır.

2. Belâ ve musibetler anında ölümü temennî etmemek gerekir.

 

 

 

         


[1] Tirmizî; hadis no: 2307. Tirmizî; "Hadis, hasen garib'tir" demiştir. Elbânî de 'Sahihu'l-Câmi'; hadis no: 1210'da hadisin sahih olduğunu belirtmiştir. Hâfız İbn-i Hacer, 'Bulûğu'l-Merâm'da şöyle demiştir: "İbn-i Hıbbân, hadis sahihtir, demiştir."

[2] "Başına gelen bir zarar sebebiyle ölümü temennî etmenin yasak oluşu, belâ ve musîbet anında sabırsızlığa ve Allah Teâlâ'nın kazasına rızâ göstermemeye delâlet etiği içindir." (Çeviren)

[3] Buhârî; hadis no: 5671. Müslim; hadis no: 2680.

[4] Müslim; hadis no: 2682.